Kaldığımız yerden devam edelim. Bir rivayete göre Camide secde halinde ağlayan birisine Ebu Ümame el-Bahlili "Bu zat evinde olsa daha iyi olurdu." demiştir. Buradaki detay kişinin böyle durumlarda hep riya üzere olduğunu düşünmek değildir; Eylem'i gerçekleştiren kişinin niyetine riya'nın sonradan da karışabileceği ihtimalidir.
Riya'yı, bu konu üzerine yoğunlaşan insanlar, bir çok türe ayırmışlardır. Ancak burada bunların hepsine girmek çok büyük bir görev, o sebeple meseleyi yeterli seviyede özet mahiyette verme gayreti içerisindeyim.
Fudayl b. İyaz'ın şöyle bir sözü vardır:
Kim amellerinde cambazdan daha dikkatli olmazsa riyaya düşer.
Riya'nın her an ibadetlerin içine karışıp sevabını yok edebileceği riski vardır. Çünkü halis bir niyet ile yapılan bir işin içine başkasına gösterme niyeti de karıştığında yapılacak olanın samimiyeti ortadan kaybolur.
Gazali de bu konuda oldukça yazıp çizmiştir. Ondan da bazı fikirler sunarak işin ne kadar mühim, karmaşık ve dikkat gerektiren bir şey olduğunu kestirmeye çalışalım.
İmam Gazali, söz ile riya konusunda şöyle bir söz söylemiştir:
Kendilerini alim zat olarak gösterdikleri için toplum içinde bulunan yanlışlara tepkilerini gösterip, kötülüklere müdahale etmeye çalışırlar. Sözlerine Kuran'dan örnekler vermeye gayret ederek sözlerinin itibarını yükselmesini istemektedir. Sözle riyanın çeşitleri saymakla bitmez çünkü bulunduğu coğrafyaya, geleneğe göre bile çeşitli halleri vardır.
İlk başta bahsini ettiğim hadisin bir diğer rivayeti de şöyleydi:
Rasûlullah Efendimiz şöyle buyururlar: "Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, dili âlim olan münâflktir." (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 1,22)
Günümüzde birçok insanı bu durumda görebiliriz. Hatta bunca Kuran örneğine rağmen kendileri bu söyledilerini yapmaz. Kuran'da böyle kişiler için Bakara Suresinde şöyle bir ayet vardır:
Sizler kitabı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Bu gibi kişiler artık ilmi meslek haline getirmiş, ticaretini yapar olmuştur. Kendileri bunlardan beriymiş gibi, yalnızca çaka satarlar.
O halde şunu sormak gerekir: Niçin Riyakar olabiliriz ? Cevap olarak en azından temel 3 tane sebep görürüz. Bunlar:
1-Övülmek zevki
2-Yerilmek Korkusu
3-İnsanlardan bir şey ummak
Bu üç sebebi ortak bir paranteze alsak göreceğimiz şey muhtemelen 'toplum'dur. Bu sebeple riya'dan kurtulmanın en önemli adımı halk sevgisini akıldan ve kalpten çıkarmaktır. Yani bir kalpte hem Allah sevgisi hem de kul sevgisi olmamalıdır. Çünkü insan aciz bir varlık iken Rabbimiz 'Kadir'dir.
Gece ibadetlerinin bu kadar makbul olmasının sebebi belki de budur diyebiliriz. Sadece Allah'a gösterebileceğimiz bir samimi ibadet geceleyin pekala mümkündür.
Riyakar insanın (popüler bir söylem olacak ama) narsist olduğunu da söyleyebiliriz. Her insan elbette kendini sever. Ancak narsist, hep kendisinin övülmesini bekler ve etrafındakilerin ne düşündüğünün çok önemi yoktur. Sadece kendisine odaklıdır, methiye ve övgüler bekler. Riyakar insan da buna benzer şekilde, yaptığı şeyin sonucunda ne olacağına(Allah'ın kabul buyurup buyurmayacağına) bakmaz, etrafındaki insanların dikkatini kendi üzerine çekmeye ve övgüye odaklanır. Kısaca, narsistlik nasıl bir hastalıksa riya da öyle bir hastalıktır.
Sonuç olarak, riyakarlık, davranışların vitrinlenmesidir; benliğin aşırı sunumudur. Yalnızca hoşnut olunacak, övülecek şeyleri vitrine koyar. Kötüye dair ne varsa tezgahın arkasındadır. Hayatında, insanların hoşnut olmayacağı şeyleri göstermemek mantıklı bir yaşam felsefesine dayanmaz. Çünkü herkes bir şey söyler. Kişi kendi müziğini çalabilmelidir. O zaman görüyoruz ki riyakar insan kişilik olarak pek de kuvvetli olmayan bir yapıya sahiptir. Haysiyet sahibi olabilmek için her namazımızda kıldığımız Fatiha suresinin anlamına dikkat edelim. Kimin kadir olduğunu kimin olmadığını bilerek, yaşam tarzımızı buna göre revize edelim. Bu yazıyı da bir dua ile bitirelim:
Allahım, bizlere yaptığımız ibadetlerde hakkı ile niyet edebilecek farkındalığı nasip et, bizleri senden başkasından rızık beklemeyen, yardım dilemeyen, senin yolundan başka bir yolda gayret sarfetmeyen kullarının arasına al, Amin.