29 Haziran 2023 Perşembe

GÜNLÜK 29

 Hayatlarımız yapılması/yapılmaması gerekenler listesi adeta. Belki de hepimiz, sonraki nesil için böylesi bir biyografi yazmalıyız veyahut kanlı canlı örnek olmalıyız(örnek olabilmek için yanlışlarımızı/doğrularımızı cesurca kabul etmek de gerek bence, farkındalıksız olmaz). 

27 Haziran 2023 Salı

GÜNLÜK 28

Bu çağ, Her an her şeyi kaçırma ihtimaline kurulmuş bir fırsat oyunu

Gece her şeyi tekrar kazanabilme umudu varken gün aydınlığında yine kendini kaybetmeye çabalama oyunu

İlk 15 dakika güvenin içinde olduğu sonrasında denetimin kontrolü eline aldığı bir futbol oyunu
----------------------o-----------------------------------o------------------------------
Psikolojinin de bir şekilde toplumun her kesiminin bildiği bir şey olmasının daha da çözülemez bir hastalığa yol açacağını düşünüyorum. Çünkü kapitalizm tam da bundan beslenir. Kendi sorununu çözmek isteyen herkese aslında çözüm olmayan "hap" bilgiler satar ve bu hapı aynı antidepresan gibi sürekli almasını da sağlar.
----------------------o-----------------------------------o------------------------------
Terapinin esası bence dinlemekte ve kişinin bir "problem çözücü kişi" olarak terapist ile görüştüğüne ikna olmasında yatıyor. Yani terapinin asıl öznesi terapistten daha çok bilfiil dinlemek ve konfordur. Burada şunu göz ardı etmemek lazım elbette: Borcu olan bir arkadaşınızı dinleyerek rahatlatabilirsiniz(ağlayacak bir omuz olabilirsiniz mesela) ancak 1 hafta sonra icra memurlarının kapısına dayanacağı gerçeği hala sürmektedir.
----------------------o-----------------------------------o------------------------------
Kanaatimce bir rahatsızlık hissi içinde yaşayan kişinin güvendiği, sevdiği ve saydığı kişilerden ziyade terapiste gitmesi bireyselleşmiş kültürün bir göstergesi.

2 Haziran 2023 Cuma

GÜNLÜK 27

 Öyle her zaman tarihe damga vurmuş şahsiyetlerin fikirlerini aşırı ciddiye almamak lazım. Bu sözüm batılı teknik düşünce mühendisleri için çok daha geçerli kendimce. Örnek bir şahsiyet olarak Descartes'i verebilirim. Bildiğim kadarıyla Descartesin en büyük çabası oluşturacağı felsefesini hiçbir varsayım içermeyen en temel yerden başlatmaktı. Bunun sonucunda "Kuşkulanıyorum(yani düşünüyorum), öyleyse varım." diye çokca duyduğumuz aforizmayı sunmuştur. İş nerede tuhaflaşıyor derseniz eğer, sonucuna delil olarak sunduğu sebep, daha en baştan sonucu için bir varsayım içeriyor. Daha anlaşılır şekilde söylemem gerekirse, "Kuşkulanıyorum" demek, daha en baştan kuşkulanan bir öznenin varlığını varsayar. Kuşkulanan kendisidir. Oysa ispatlamaya çalıştığı şey de kendi varlığıdır. Bu hatalı temellendirmeyi farketmek belki tarihin birikmiş bilgisinden kaynaklanıyor da olabilir, yoksa gerçekten de basit bir hata gibi duruyor bana.

Dipnot: Gilles Deleuze abimiz "Özne Problemi" olarak bu meseleye eğilmiş biri sanırım. İşin farklı boyutları da var.

Özetle; çok da şey etmemek lazım :)

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

Düşünmek

Düşünmek üzerine düşünmek

Düşünmek üzerine düşünmek üzerine düşünmek

Düşünmek üzerine düşünmek üzerine düşünmek üzerine düşünmek

En aklına güvenen kaça kadar gidiyordur ?



OTOMATİK VE VERİMLİ; EKSİK VE KEYİFSİZ(2)

 Birinci bölümde emek ile değer arasındaki bağı, bilişsel boşaltmanın beyni nasıl zayıflattığını ve süreçten çıkan insanın neyi kaybettiğini...