Belki de aynı cümleleri, aynı aforizmaları farklı üsluplar ile söyleyerek farklı insanlarda aynı gerçeği farklı biçimlerde tamamlıyor ve anlamlandırıyoruzdur. Yani A kişisinin x gerçeğini söyleyiş tarzı B kişisinde kalbe inmiyorken, C kişisinde anlam kazanıp hayata geçirilebiliyor ve A kişisinden farklı bir kişinin aynı gerçeği B kişisinde anlam bulduracak üsluba sahip olduğunu ve bununla birlikte B'nin hayatına da temas ediyor olduğunu görebiliriz.
Belki de tek yaptığımız budur.
----------------------o-----------------------------------o------------------------------
Esasen terapi dediğimiz şeyin, hatta bazı ekollerinin(Örn:Bilişsel Davranışçı Terapi) modern psikoterapi ile eş anlama geldiğini düşünen insanlar var sanırım. O yüzden bildiğim kadarıyla bazı hususları yazmak istedim.
Helenistik felsefe döneminden bildiğimiz Stoa felsefesi, örnekte verdiğim davranışçı terapiye öncelik eden felsefelerden biri aslında. Seneca, Marcus, Epiktetos ve nice stoacı felsefenin öncülerinin kitaplarını okursanız, bir çok davranışçı yöntemler ile karşılaşırız. Örnek verecek olursak, insomnia(uykusuzluk) hastalığına çare olarak zihni sürekli nötr bir şeye odaklama yöntemini kullanmışlardır. Hatta Kant'ın da bu yöntemi kullandığını okumuştum(stoacılardan esinlendiğini de yazıyordu). İkinci bir örnek vermek gerekirse, elimizde olmayan şeylere karşı kabullenme ve elimizde olan şeylere karşı iyiyi tercih etme gibi yanlış hatırlamıyorsam Epiktetos'un aforizmasını verebilirim.
Özetle şunu sormak istiyorum: Eskiden var olan bu terapi şeklinin şimdilerde bir diplomaya sıkıştırılmış olması doğru mudur ? Seneca ve benzeri stoa felsefesi öncüleri bunları başkalarına öğretmiş ve insanlar bundan yararlanmışken, şuan niçin bir stoa felsefesi araştırmacısı psikoloji okumadan insanlara bu konuda(terapi verme konusunda) yardım edemesin ? "Profesyonellik" gibi bir cevabı, tüm insan ilişkilerini anne-babasına indirgeyen veya cinsel eğilimlere yönlendiren psikologların varlığından dolayı kabul edemem açıkçası. Bunlar söz konusu olduğunda, psikoloji eğitimi almış olan insanın da hatalı bir terapi seansı gerçekleştirebileceği, psikoloji diploması olmayan insanda da aynı şeylerin cereyan edebileceğini söylemek istiyorum. O zaman, insan ilişkilerine dair teorik ve pratik bilgilerimizi tüm insanlığın yararına açmakta fayda olacağını düşünüyorum.