16 Nisan 2023 Pazar

GÜNLÜK 22

 Dünyanın milyon olasılık ihtimalinden var olmasını kabullenmeyi bir nebze anlarım da, dünyanın içindekilerin bu şekilde, arasında hepsinin birbiri ile uyumlu bir halde olması ihtimali nasıl akla mantığa uydurulabilir anlam veremiyorum. Aklımda şöyle bir soru da oluşmadı değil: Bu kadar olasılıklar arasında oluşan şeylerin hiçbirine neden insanoğlu akıl erdirip başka bir olasılığın neden olmadığı sorusunu sor(a)maz ? Yani evrende var olan her şey birbiri ile o kadar mı uyumlu bir şekilde tesadüf gelmiş ki bu tesadüf içerisinde hiçbir şey olmaması gereken şekilde olmamış ve kimse de başka bir tesadüfün neden olmadığını sormuyor ?

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

Bir hikaye anlatıp üzerine bir yorumlama yapmak istiyorum: Kar ve onunla birlikte gelen soğuğun hakim olduğu bir günde bir öğrenci, okula gitmek için yola koyulur. Okula vardığında kendisi derse geç kalmıştır. Hocası ona niçin geç kaldığını sorduğunda "Okul yolu tamamen buz ile kaplanmıştı, 3 adım atıyorsam 1 adım ileri 2 adım geri gidiyordum." diye cevap verir. Hocası da bu cevaba istinaden "Madem öyle, nasıl okula gelebildin?" diye sorduğunda çocuğun cevabı ise şöyle olur: "Sırtımı dönüp eve gittim."

Bu hikayeyi ilk okuduğumda çok gülmüştüm. Ancak hikaye yakın bir zamanda tekrardan aklıma geldiğinde beni düşünmeye sevk etti. Düşüncemden hafızada kalanları yazmak istedim.

Biz de hikayedeki çocukta olduğu gibi ama farklı bir konuda, kişisel olarak ilerlemek ve/veya gelişmek söz konusu olduğunda tam olarak bunu yapıyoruz sanki. Yani bunları isterken 1 adım ileri 2 adım geri gidiyoruz farkında olmaksızın. İhtiyacımız olanın ise geride, kalbe dönüş olduğunu unutmuş gibiyiz. Sırtımızı gelişim ve ilerlemeye dönsek ve adım atmaya başlasak, aslında doğru yolda ilerlemiş olacağız. Özetle, bazen geriye doğru ilerlemek gerek demek istiyorum. İlerlemeyelim, ilerledikçe kalpten, özümüzden uzaklaşıyoruz. İçimize dönelim, kalbe dönelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OTOMATİK VE VERİMLİ; EKSİK VE KEYİFSİZ(2)

 Birinci bölümde emek ile değer arasındaki bağı, bilişsel boşaltmanın beyni nasıl zayıflattığını ve süreçten çıkan insanın neyi kaybettiğini...