28 Kasım 2023 Salı

GÜNLÜK 39

 Peyami Safa'nın dediği gibi "Özgürlük hakedilen değil, kazanılan bir şeydir.". İnsan doğuştan özgürlüğe sahip değildir; bunu haketmezler de. Mesele şudur: Özgürlük, nelere tutsak olduğunu bilmek ile, bunlardan bazılarından sıyrılmak ile alakalıdır. Psikolojik değerlendirmesi de şu şekilde özetlenebilir belki: Farkındalık, bir şeylerin farkında olmak iken, özbilinç ise bunlara tutsak olanın ben olduğunun idrakidir. Yani özgür olmak için sadece farkında olmak yetmez, insanın bilincine ulaşmalı ve eyleme geçmeli.

26 Kasım 2023 Pazar

PAZAR YAZISI 2

 Hatayı da ikiye ayırma gerekliliği hissetmeye başladım: mantıksal hata ve duygusal hata. Duygusal hatalara örnek vermek gerekirse: Okuduğu lisans eğitiminin sonunda aniden verilen " Ben bu bölümde değil, şu bölümde emek sarfetmek istiyorum." diyip ani bir kariyer ve hayat yolu değişimi istemek. Bu illaki hata demiyorum. Ama bu bir hata meydana gelecek ise duygusal bir zeminde gelmiş bulunacak ve çoğu kez bu hataların masum olduğuna, daha iyi niyetli inanıyorum. 


Hayatta başarılı olmak vs. Kariyerde başarılı olmak. Yolları her zaman kesişmeyen, birbirinin kümesi olmayan vaziyetler. Kariyer hedefi koyup hayatı ıskalamak da var, hayatı yaşama konusunda başarı hedefi olanın kariyer hayatında ıskalaması da var. Ama biliyoruz ki hayatı ıskalamak çok daha tehlikeli.  


Bir atasözünün günümüze uyarlanmış hali şudur:

Bakarsan bağ olur; bakmazsan ağ olur.

19 Kasım 2023 Pazar

PAZAR YAZISI

 Akşam namazını cemaat ile kılmak için bu soğuk havada dışarı çıkmaya heveslendim. Hamdolsun, gün batımına denk geldim. Gökyüzünün güzelliğini temaşa ederken yoldan geçen arabalara ve içindekilere üzüldüm. Trafik akıyordu ve hızla geçip gidiyorlardı. Ne kadar acı bir şey diye düşünmeden edemedim. Trafik akıyor olduğu için durup düşünecek, o güzelim manzarayı seyre duracak bir vakitleri yoktu kimsenin. Saatte bilmem ne kadar hızla geçip gidiyorlardı. Yol üzerinde hızla ilerliyorlardı elbette, ama vaktinden daha erken gidiyor da olabilirlerdi. O kadar hızlı gitmelerine rağmen ve bu sayede daha fazla vakitleri olması gerekmesine rağmen gün batımını seyredecek vakitleri yoktu, ne acı.

Yolda oluyorlar ama yolcu değiller; yoldan bir haberler.Durup trafiğin anlamına bakmak geldi bu sebep ile içimden. Girdiğim siteden anladığım kadarıyla farklı iki kökten geliyor ve bunlardan biri ticaret. Neyin ticareti olabilir diye düşünürken bana kalırsa tek ihtimalin zaman-mekan ticareti olabileceğine ikna oldum. Zaman kazanırken çok hızlı mekan değiştiriyoruz ve aslında hiçbir yerde olamıyoruz. Ruhumuz bir yerde duramıyor, hemen geçip gidiyoruz. Bu yüzden de ruhlarımız yoruluyor, bir yerlerde dinlenmek isterken biz bedenen başka yerlerde oluyoruz ve sonuç hüsran.


Artık ne kadar da az "İçimden geldi" cümlesine rastlıyorum. Artık bir şeyler içten pek gelmiyor, geleni de mantık suyuna(kar/fayda/verim suyuna) bulandırır olduk.

İçimizde olanlardan bayağı uzaklaştığımızı düşünüyorum. Bu yüzden de çok geriledik ilerlediğimizi düşünürken. Sosyal mecralarda, genellikle de Youtube'de insanların ilkel yaşama ne kadar hasret kaldığını görmemek mümkün değil. Örneğin, kütüğün üstünde gerekli malzemeleri kesip odun ateşinde yemek yapan, çay demleyen videolar viral oluyor. 2-3 saat süren yağmur fırtına seslerini dinleyerek moral buluyor, motive oluyoruz.

Teknoloji için artık şöyle düşünüyorum: İnsan eli ile yapılan her şeyin düzeltilip iyileştirilmeye muhtaç olmasının sonucu. Demek istediğim, onca icat, üzerine yenileri veya eksiklikleri giderilerek daha kapsamlı bir hale getiriliyor. Bir telefon icat ediliyor, ilk önce konuşmak için kullanılıyor ardından mektuplaşma özelliği getiriliyor ve süreç böyle eksiklikleri kapatmaya yönelik ilerliyor ancak hiçbir zaman da bitmiyor(bitmeyecek de, insanız sonuçta).

17 Kasım 2023 Cuma

GÜNLÜK 38

 Eğer varlığının değerini doğru yerde aramazsan, altı delik kov gibi olursun. Kovaya sürekli beğeni, başarı gibi şeyler taşırsın ancak o sürekli aşağıdan akar gider ve sen bunlara bağımlı hale gelirsin kovayı doldurmaya çalıştıkça. Değerini her boşalmadan sonra tekrar bu gibi geçici şeyler ile ararsın. Oysa kova deliksiz olmalı. Değerini neye atfettiğin iyi bil.

-----------------------------------------------------------------------

Bir bedel ödemeden gelişmek mümkün değil. Bir doğum olacak ise o doğum sancısını çekmek lazım. Baudrillard simulasyon fikrinde bence fazlasıyla haklıdır. Çünkü Günümüzde insanlar yapma bir bedel ödeyerek kendilerini kandırırlar ve bir gelişim gösterdiklerini düşünürler(Gerçek dışı, internet ortamında yaşanılan boş bedeller öderler). Bunun sonucunda yerinde sayarlar. Oysa neredeyse hiçbir şeyin farkında değillerdir. Örneğin: Salt kitap okumak gelişim için verilmiş bir bedel değildir. Pasif bir durum içinde kitap okumak pekala mümkündür. Kitap okumak, düşünmekten kaçış olarak kullanılıyor olabilir. Kitap bittiğinde onca kitabın dedikodusu yapılır bu tür okumalarda. Ancak aktif bir okuma yaralanmayı içerir. Okudukça farkındalık artar; onca farkına varılmamış şey için de acı çekilir. Pasif okumada ayna arkası okuma söz konusudur. Hiç yara almadan kitap okunur, bitirilir.

OTOMATİK VE VERİMLİ; EKSİK VE KEYİFSİZ(2)

 Birinci bölümde emek ile değer arasındaki bağı, bilişsel boşaltmanın beyni nasıl zayıflattığını ve süreçten çıkan insanın neyi kaybettiğini...