27 Temmuz 2023 Perşembe

GÜNLÜK 32

 Aydınlanma aydınlanma diye gözümüze soktular ışığı ve göremez olduk.

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

Kimsenin ulaşamadığı ve bilemediği bir şeye sahip olmak=kendine sahip olmak

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

Statü, ayakta durmak demek. Boks sporundan bir benzetme yaparsak eğer, ringte ayakta durman gerekir. Üstelik karşında rakip vardır ve onunla dövüşmen de gerekir. Yoksa düşer ve yenilirsin.

Oysa statüde vazgeçersek, oyun biter. Rakip, rakipsiz kalacaktır.Birilerine rakip olmaya gerek yok. Birlikte olabiliriz.

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

İnsanı bazı alanlarda insanlığından düşürüp o şekilde hareket ediyor gibiyiz. Mesela ticari firmaların reklamları için biz "müşteri"yiz. Bizi nasıl manipüle edebileceklerini düşünüp onların gelirhanesine ne kadar para aktarabileceğimizi hesaplıyorlar. Belki psikoloji ilminde de bunu kısmen yapıyorlar. Davranışçılığın babası Skinner insanları bazı öğrenme metodlarına göre şekillendirebileceğini düşünür. Biz bir hayvanızdır çünkü. Kimisine göre de makineden başka bir şey değil(Mark Twain).

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

Vicdanı öncelemek insanın şahsi çıkarına yönelik bir davranış mıdır yoksa toplumsal yaşamı iyi hale getirecek olan şeyin ta kendisi midir? Allah hepimize iyi ve kötü için ilham veriyorsa(Şems 7-8), bu vicdanen iyi şeyi yapmak bireysel çıkar olarak yorumlanabilir mi ?

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

Her problemin aslen senin problemin olduğunu düşünüyor olman kısmen senin problemin.  Diğerlerinin çoğu ise problemin ta kendisi.

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

Üniversite sınavına hazırlık zamanlarında rehberlik öğretmenleri çocuklara neden hep aynı programı(sayılarda ufak oynamalar olabilir) vermekteler? Ne yaptıklarını sanıyorlar, öğrencilerin zihinlerine algoritma yüklediklerini mi?


10 Temmuz 2023 Pazartesi

GÜNLÜK 31

 Artık yürümeyi bile önümüze seçenek olarak koyuyorlar. Bir "yürüyüş ayakkabısı" alıp yürüyüş yapmak sınıfsal bir eylem haline geldi. Tabii ayakkabıları olmadan da yürüyemiyorlar. Bir gereklilik sunuluyor onlara ve onlar da seve seve tükete tükete yapıyorlar. Neyse ki yürümek değil de, temaşa etmek hala yalnızca insani bir eylem. 

Yürümek bile performansın bir konusu oldu. Artık adım sayar hale geldik. Günde şu kadar adım atıp performansın devamını sonraki güne bırakıyoruz. Spor salonlarında önümüzdeki gri duvarlara bakıp olduğumuz yerde yürüyüş ve koşu performansı sergiliyoruz, üstelik para vererek! Dışarıda düşüncelere dalıp yürümek zor geliyor. Kulakta müzikyüz ifadesi bitkin ne çok insan var dışarıda!

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

"Konsantre olamadığımı hissediyorum ve bu yüzden kötü hissediyorum."

"Belki de depresyon, yaşayamadığımız hayat için tuttuğumuz yastır."

Yukarıda yazdığım alıntıları çoğaltmak mümkün. Depresyon dediğimiz insani durumun aslında çözümünü her zaman bir terapistte aramak gerekmez fikrimin destekleyicisi bu sözler. Bu kadar yaygın bir hastalığın, hatta salgının insani bir çok yanı var.

 Canımız sıkılıyorsa illa kötü değilizdir. Belki de canımız yapamadıklarımıza sıkılıyordur. Belki de asıl kendimiz olmak için bize yalvaran iç sesimizin ruhsal reaksiyonudur. Biraz gayret edip düşünmek lazım, aktif düşünmek lazım.

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

Bir müslüman olarak hayatın anlamını her zaman Allah rızası için yaşamak olarak tarif ederdim kendime. Ancak yakın zamanda şöyle bir düşünce serpildi: Zaten Allah'ın bize 'ol' demesi ile oluşumuz, doğrudan anlam katıyor. Yani biz "Olmak" ile anlamlıyız; oluşumuz anlamın ta kendisi.Bu yüzden böyle bi soruyu sormaya gerek yok diyebilirim en azından kendim için. 

Bir ağacın yaprağını düşünelim misal olarak: Kendisi yeşeriyor ve sonrasında sararıp soluyor; yere düşüyor. Tüm anlamı bu oluşların toplamında. Biz de böyle olmalıyız. Anlamlı olabilmek adına oluşumuzu zedelememeliyiz. Krishnamurti'nin uyardığı gibi, bir şey olmaya çalışmamalıyız. Bu bizi hem öz(ü)gürlüğümüzden hem de kendimiz olmaktan alıkoyacaktır. Anlam diye önümüze koydukları seçenekleri, para kazanır gibi, yaparak toplayamayız. Anlam tamamen kendin olmakta, o içeriden gelen cılız sesi duyup dikkat kesilmekte, 

Bazen ise anlamı güncellemek gerek. Neden mi? Hem silip tekrar yükleyerek yokluğunun aslında varlığı için ne kadar değerli olduğunu görelim diye hem de kendimiz her an değişirken koşullara göre tekrar üzerine düşünelim diye.




2 Temmuz 2023 Pazar

GÜNLÜK 30

 Yunus Suresi 11. Ayette Rabbimiz şöyle buyuruyor:

Şayet Allah, insanlar hayır istediklerinde çarçabuk verdiği gibi (öfke hâlinde yaptıkları beddualar ya da masiyetlerle hakettikleri) şerri de çabucak verseydi, onların ecellerine hükmedilir (işleri bitiriliverirdi). Bizimle karşılaşmayı ummayanları, azgınlıkları içinde bocalar hâlde bırakırız.

O zaman şunu söyleyebiliriz: Aslında biz ellerimizi açıp ne zaman dua edersek Rabbimiz bize (ve bize göre) olumlu veya olumsuz (ama hayır olduğu belli) bir geri dönüş sağlamaktadır, o an olmasa dahi hayatımızın ileriki safhalarında görünecek şekilde. 

----------------------o-----------------------------------o------------------------------

Bence şöyle bir sorunumuz var: Bir yeni şey'i eski bildiklerimiz ile anlamlandırabildiğimiz zaman nedense o bilginin doğruluğunu da tasdiklemiş olduğumuzu zannediyoruz. Yani elimdeki mecvut bilgilerin(yanlış/doğru) ışığında yeni bir şey'i kavramış olmamız, o şey'in doğru olduğu anlamına gelmiyor. Anlamanın verdiği içsel haz, bize doğru yolda olduğumuza dair bir ipucu değil.

 

OTOMATİK VE VERİMLİ; EKSİK VE KEYİFSİZ(2)

 Birinci bölümde emek ile değer arasındaki bağı, bilişsel boşaltmanın beyni nasıl zayıflattığını ve süreçten çıkan insanın neyi kaybettiğini...