NIETZSCHE'YE GÖRE "mutlak anlamda aniden gerçekleşene ve yolunu kesene hazır olmak" insanın "doğallaşması"nın bir parçasıdır. O ana kadar geçerli olan mevcut düzenin yolunu kesen olay bir doğa olayı kadar hesaplanamaz ve ani bir şeydir. Bütün hesaplama ve öngörülerin dışındadır. Tamamen yeni bir durum başlatır. Olay, işin içine özneyi kırıp açan ve boyun eğmişliğinden çekip alan bir dışarısını katar. Olaylar yeni özgürlük alanları açan kırılmalar ve kesintiler demektir.
Nietzsche'den yola çıkan Foucault "olayı belirleyici tekilliğinde öne çıkaran" bir tarih anlayışım benimser. Foucault "olay"dan "güç ilişkisinin tersine dönüşü"nü, "bir iktidarın yıkılışı, bir dilin işlevinin değişmesi ve önceki kullanıcılarına karşı kullanılması"nı anlar. Olay' da aniden başka bir dil konuşulur. Olay var olmanın bambaşka bir yıldız kümelenmesini hayata çağırarak* o ana kadarki kesinliği kırar. Olaylar iktidarın devrildiği, bir dönüşümün gerçekleştiği dönüş noktalarıdır. Olay önceki durumda hiç mevcut olmayan bir şeyin yer-almasını** sağlar.
Yaşantının aksine deneyim bir kesintiye dayanır. Deneyim dönüşme demektir. Foucault bir konuşmada Nietzsche, Blanchot ve Bataille'da deneyimin "öznenin, artık kendisi olmayacak ya da yok olmaya veya dağılmaya itilecek şekilde kendisinden çekilip alınması"na yaradığına değinir. Özne olmak tabi olmak demektir. Deneyim özneyi tabiliğinden kurtarır. Özneyi tabiliğin daha da derinlerine iten neoliberal yaşantı ya da heyecan psikopolitikasının karşısında yer alır.
Yaşam sanatı Foucault'dan hareketle tamamen başka bir yaşam biçimini ortaya çıkaran bir özgürlük pratiği olarak görülebilir. Bu sanat bir tür psikolojiden arındırma şeklinde gerçekleşir: ''Yaşam sanatı psikolojiyi öldürmek ve gerek kendinden hareketle, gerekse diğer bireyselliklerle birlikte, adı olmayan özler, ilişkiler, nitelikler ortaya çıkarmak demektir. Bu başarılamazsa bu hayat yaşamaya değmez." Yaşam sanatı, özneleştirme/tabi kılma amacıyla kullanılan "psikolojik teröre" karşı durur.
Neoliberal psikopolitika, psikolojik programlama ve yönlendirme aracılığıyla hakim olan sisteme sabitlik ve süreklilik kazandıran bir tahakküm tekniğidir. Bu nedenledir ki özgürlük pratiği olarak yaşam sanatı, psikolojiden kurtarma, arındırma biçimini almak zorundadır. Tabilik aracı olan psikopolitiği silahsızlandırır. Özne psikolojiden arındırılır (ent-psychologisiert), hatta boşaltılır (ent-leert) ki henüz adı olmayan bir yaşam biçimi için serbest olabilsin.
* Türkçede biraz sakil dursa da "ins Leben rufen" burada "hayata geçirmek" yerine dil ile bağlantısına sadık kalmak amacıyla "hayata çağırmak" olarak çevrildi. -ç.n.
** Vuku bulmak, gerçekleşmek" anlamına gelen stattfınden fiilini Han burada "yerine" anlamına gelen "statt" öntakısını vurgulayarak "statt-finden" şeklinde yazıyor. -ç.n.
Byung-Chul Han - Psikopolitika
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder