18 Aralık 2023 Pazartesi

GÜNLÜK OKUMA PARÇASI 14

 GEORGE ORWELL'in gözetim devletindeki ideal dile "Yenidil'' denir. Bu dil "Eskidil"i tamamen ortadan kaldırma amaçlıdır. Tek hedefi düşüncenin hareket alanını daraltmaktır. Her yıl kelimelerin sayısı azalır, bilincin hareket alanı küçülür. Romanın kahramanı Winston'un arkadaşlarından Syme kelimelerin yok edilmesindeki güzellikten söz eder coşkuyla. Düşünce suçlan, bunları işlemek için gerekli kelimelerin Yenidil'in kelime haznesinden çıkarılması sayesinde imkansız hale gelecektir. Bu amaçla özgürlük kavramı da ortadan kaldırılır. Sadece bu açıdan bile Orwell'in gözetim devleti, özgürlüğü alabildiğine kullanan dijital panoptikondan temel bir farklılık gösterir. Günümüz enformasyon toplumu için karakteristik olan kelimelerin yok edilmesi de­ğil çoğaltılmasıdır. 

Orwell'in 1984 romanına Soğuk Savaş ruhu ve düşmanlığın olumsuzluğu hakimdir. Ülke bitmeyen bir savaşın içindedir. Hatta Winston'ın sevgilisi Julia her gün Londra'ya düşmekte olan bombaların insanları endişe ve korku içinde tutmak amacıyla bizzat Big Brother'ın partisi tarafından atıldığını düşünür. "Halk düşmanı"nın adı Emmanuel Goldstein'dır. Goldstein rejimi devirmek amacıyla yeraltında faaliyet gösteren bir komplo şebekesinin başıdır. Big Brother onunla ideolojik bir savaş sürdürür. "Tele-ekran" da her gün ona yönelik "İki Dakikalık Nefret" programları yayınlanır. Aslında yalan bakanlığı olan "Hakikat Bakanlığı" geçmişi kontrolden geçirerek ideolojiye uydurur. Orwell'in gözetim devletinde kullanılan psikoteknik elektroşoklarla beyin yıkama, uykudan mahrum bırakma, tecrit, ilaçlar ve fiziksel işkencedir. "Bolluk (Yenidil'de 'Yeterlilik') Bakanlığı" yeterince tüketim maddesinin mevcudiyetini önler. Yapay bir darlık oluşturulur. 

Orwell'in tele-ekranlı ve işkence hücreli gözetim devleti, sınırsız özgürlük ve iletişim görüntüsünün hakim olduğu İnternetli, akıllı telefonlu ve Google gözlüklü dijital panoptikondan temelde farklıdır. Bu panoptikonda işkence yapılmaz, "twit" atılır ya da "post" edilir. Burada gizemli bir "Hakikat Bakanlığı" yoktur. Şeffaflık ve enformasyon hakikatin yerini alır. Yeni iktidar anlayışı geçmişin kontrolü değil, geleceğin psikopolitik yönlendirili­şidir. 

Neoliberal rejimin iktidar tekniği yasakçı, korumacı ya da baskı­cı değil, ileriye dönük, müsamahakar ve destekleyicidir. Tüketim bastırılmaz, aksine en yüksek noktaya getirilir. Darlık değil olumlulukta bir bolluk, hatta aşırılık söz konusudur. Hepimiz ileti­şimde bulunmaya ve tüketmeye yönlendiriliriz. Orwell'in gözetim devletini tanımlayan olumsuzluk, yerini olumluluk ilkesine bırakır. İhtiyaçlar bastırılmaz, teşvik edilir. İşkenceyle elde edilen itirafların yerini gönüllü kendini sergileme alır. İşkence odasının yerine akıllı telefon geçer. Big Brother dost bir çehre takınmıştır şimdi. Gözetimi verimli kılan bu dostluğudur.

Bentham'ın Big Brother'ı her ne kadar görünmezse de sakinlerin kafasında her daim mevcuttur. İçselleştirilmiştir. Dijital panoptikondaysa hiç kimse kendini gerçekten gözetleniyormuş ya da tehdit ediliyormuş gibi hissetmez. Bu yüzden de "gözetim devleti" ifadesi dijital panoptikonu tanımlamaya uygun değildir. Burada insan kendini özgür hisseder. Ama Orwell'in gözetim devletinde mevcut olmayan bu hissedilen özgürlük bir sorun oluş­turur.

Dijital panoptikon, sakinlerinin kendilerini gönüllü olarak sergilemesinden yararlanır. Kendini sömürme ve kendini ışıklandırma da aynı mantığı izler. Her seferinde özgürlük sömürülür. Dijital panoptikonda enformasyonu irademiz dışında elimizden alan bir Big Brother bulunmaz. Kendimizi kendi isteğimizle sergiler, hatta çıplaklaştırırız. 

Apple'ın 1984'teki Super Bowl'da ekranı dolduran reklamı bir efsane niteliğindedir. Burada Apple kendini Orwell'in gözetim devletindeki insanların kurtarıcısı olarak gösterir. İradesiz ve duygusuz görünümlü işçiler büyük bir hangarda Big Brother'ın tele-ekranda yayınlanmakta olan fanatik nutkunu dinlemektedir. Bu sırada, peşinde düşünce polisleri, bir kadın sporcu koşarak hangara girer. Duraklamadan ekrana doğru koşar, hoplayan memelerinin önünde bir balyoz tutmaktadır. Big Brother'a doğru kararlı bir şekilde ilerleyerek balyozu şiddetle tele-ekrana fırlatır. Tele-ekran ışıklar saçarak patlar. İnsanlar kendine gelir. Reklamdaki ses "24 Ocak'ta Apple, Macintosh'u sunacak. O zaman 1984'ün neden 1984'e benzemeyeceğini anlayacaksınız," der. Apple'ın bu ifadesinin aksine 1984 yılı gözetim devletinin sonuna değil, etkinliği Orwell'in gözetim devletininkini kat be kat aşan yeni tür bir kontrol toplumunun başlangıcına işaret eder. İletişim eksiksiz bir şekilde kontrole denk düşer. Herkes kendinin panoptikonudur. 

 Byung-Chul Han - Psikopolitika

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OTOMATİK VE VERİMLİ; EKSİK VE KEYİFSİZ(2)

 Birinci bölümde emek ile değer arasındaki bağı, bilişsel boşaltmanın beyni nasıl zayıflattığını ve süreçten çıkan insanın neyi kaybettiğini...