İsmet Özel'in de özetle dediği gibi, tek başına bir şey olamayan başkalarıyla da bir şey olamaz. Ben bu konuya da yine meyve veren ağaç meselesinden değinmek istiyorum çok kısaca, aklımda kaldı çünkü.
Genel olarak topluma yararı olan(faydacılık gibi algılanmasın) insanları meyve veren ağaca benzetirim. Bu noktada şöyle bir noktanın da varolduğunu söylemekte fayda var: Ağaç meyve vermektedir de, kendisi bu meyveyi yiyebilir mi ? Medyada ve bazı kişisel gelişim ve psikoloji kitaplarında kişisel sağlamlıktan söz ederler ve devamında her şeyi kendimizin çözmesini salık verirler. Niçin her şeyi tek başımıza yapalım ? Yardım istemenin neresi zayıflıktır ? Meyve veren ağaç misali, başka ağaçların, yakınlarımızdaki güzel insanların meyvelerinden niçin kendimizi mahrum edelim ?
Belki de terzinin kendi söküğünü dikememesinin hikmeti burada saklıdır. Terzi kendi söküğünü başkasına diktirebilmelidir. Kendi söküklerini sarmak konusunda çok güçlü olabiliriz. Peki bundan onur mu devşirmek gerekir ? Tarkovski'nin verdiği benzetmedeki gibi, kütük gibi sağlam olup cansız mı yoksa fide gibi çıt kırıldım olup, canlı mı olmalıyız ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder