Müphemliği aşmanın, Bauer'e göre, iki yolu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi çok anlamlılık taşıyan her şeyi tek anlama indirgemek; ikincisi ise o şeyin herhangi bir anlamının olmadığını kabul etmek. Bu ikinci yola Bauer "kayıtsızlık" adını vermektedir. Tek anlamlılığa indirgemek ve/veya kayıtsızlık insanlığın hayatına hükmeden yaygın eğilim hâline gelmiştir; bunun hakiki sebebi ise, insanlığın hayatını yaşanabilir kılan müphemliğin artık arzu edilmeyen ve aşılması gereken bir sorun olarak kabul edilmesidir.
İkinci tespit ise bu sorunun hâl çaresinin bulunması ile ilgili olarak, genelde Batılıların yaklaşık iki asırdır unuttukları bir yönelişi işaret etmektedir: sorunları kavrarken ve çözmeye çalışırken Batı dışı toplumlar, kültürler ve medeniyetlerden açık bir şekilde istifade etme gayreti. Bauer'in burada, daha önce yazdığı bir eserinden de büyük ölçüde istifade ederek, "modern öncesi" İslam kültüründen, özellikle fukaha'nın meselelere yaklaşım tarzına yaptığı atıflar ve bu cihetten yaptığı tespitler, birçok Müslüman araştırmacının da dikkatini çekecek kadar ilginç ve önemli gözükmektedir.
Bir taraftan Bauer, modern dünyada ortaya çıkan sorunlarla, onları keşfedip yüzleşmeye çalışırken, İslam kültüründen ciddi bir şekilde istifade etmeye çalışıyor; sorunların çözümünde de, tıpkı tespitinde olduğu gibi, klasik İslam kültürünü insanlığın geleceği açısından yol gösterici bir tecrübe olarak dikkatlere sunuyor. İslam ve Müslümanlar Bauer'in perspektifinde ve kitabında, sorunun değil çözümün vazgeçilmez parçası olarak ortaya çıkıyor.
Thomas Bauer - Dünyanın Tekdüzeleşmesi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder