"Kimsenin okumadığı bir günlük bloğu mu ?" tarzında bir soru geldi tanıdığım birisinden. Sadece gülüyorum. Modern insanın kendini sürekli göstererek var edebileceklerini sanması beni derinden üzüyor ve rahatsız ediyor. Var olabilmek için sürekli bir gösterme çabası içinde olmak.. Yaşamaya fırsat olmadan birilerinin yaşantısında gözükmeye çalışmak, sahiden acınası bir hayat olur gerçekten. Oysa insan kendi şarkısını dinleyicisi olmasa da söyler; söylemeli de bence. Bu konuda hayatımda büyük yeri olan Merhum Engin Geçtan hoca ve Cem Mumcu hocanın çok iyi örnekler olduklarını düşünüyorum. Hayat, bir tiyatro oyunu oynar gibi, başka karaktere ve/veya başka yaşamlara bürünerek tüketilecek bir servet değil. Öyle zaman gelir ki oynadığımız tiyatronun tiyatro olduğunu unutup kendimizden kopup gitmiş oluruz. Bedeli çok ağır; bedeli kendimizi yitirmek.
Bu blog, sorumluluk alarak doğru şeyler söyleme çabası üzerine kurulmuştur.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
OTOMATİK VE VERİMLİ; EKSİK VE KEYİFSİZ(2)
Birinci bölümde emek ile değer arasındaki bağı, bilişsel boşaltmanın beyni nasıl zayıflattığını ve süreçten çıkan insanın neyi kaybettiğini...
-
Bu satırları okuyorsanız, muhtemelen okumak ile aranız fena değildir. Harflerle aranız iyidir; metinler sizi yormaz, aksine çeker. Okumayı, ...
-
Vaktiyle şöhreti şehirlere sığmayan, hikmeti dilden dile dolaşan bir veli yaşarmış. Ancak bu zatın garip bir huyu varmış; ne zaman etrafında...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder