PSİKOTERAPİ VE DİNDE VİCDAN
Kuran'da "enfusihim" kelimesinin geçtiği ve vicdan olarak çevrilen bariz 2 ayet var. Bunlardan,
1.Vicdanlarının sesini dinlediklerinde aralarında: “Asıl zâlim olan İbrâhim değil, bu âciz putlara tapan biziz!” diye itirafta bulundular.(Enbiya/64)
2.Vicdanları bunların Allah’tan olduğuna tam kanaat getirdiği halde, bile bile yanlışta ısrar etmeleri ve boş bir büyüklenme ile onları inkâr ettiler. Ama neticede, işi gücü bozgunculuk olan o gürûhun âkibeti nasıl oldu, bir bak!(Neml/14)
Ayetlere baktığımız zaman yüce Rabbimiz bize vicdanın sesini dinleyenlerin doğruya ulaşabileceğini ifade ediyor kanaatimce. Peki bu vicdan nedir ?
Vicdan kelimesine dini bir anlam yükleyecek olursak, onu "kalp, kalp gözü" şeklinde ifade edebiliriz. Kendi ruhundan üflediğini bizlere söyleyen Rabbimiz(Hicr/15,28,29), vicdan ile bizlere doğru yolun yolcusu olma fırsatı sunar. Kişiyi doğru olana, insani olana yönlendirir ve haksızlık karşısında içten gelen sızı ve hak olanı bulma yolunda ilk adımdır. Bu bakımdan vicdanın görevi, olması gereken şeyi insan'a fısıldamaktır. Fısıldayan vicdanın sesini bu yüzden bastırmak insanlara kolay gelir. Bazen ise vicdan rolüne girmiş olan nefs, bizleri aldatır.
Vicdanın bir ruhsal bilinçdışı olduğunu da söyleyebiliriz esasen. Bilinç demememizin sebebi, bilincin olanı gördüğü, yani olmakta olanda tezahür ettiğinden, vicdanın işlevini açıklayamaz. Vicdan daha çok, olacak olanı görür ve henüz olmamış olayın, olması gerektiği şeklinde cereyan etmesini bizlere salık verir. Kısaca, bizlere gerçekleşmesi gerekeni söyler vicdan.
Varoluşçu Psikoterapide Frankl, Psikoterapi ve Din kitabında bizlere şöyle söyler:
... Gerçekten de vicdan dediğimiz şey bilinçdışı bir derinliğe iner, kökeni bilinçdışı bir sebepte yatar. İnsan varlığının büyük, gerçek - varoluşsal anlamda gerçek - kararları çoğu kez düşünülmeksizin alınmıştır, yani bilinçdışıdır; kökeninde vicdan, bilinçdışına iner. Bu anlamda aynı zamanda irrasyoneldir; daha iyi ifade etmek gerekirse, o mantık öncesidir.
Vicdan, irrasyoneldir. Vicdani kararların sebeplerine inemeyiz. Ancak Vicdani bir eylem gerçekleştirilmiş ise, arkasından baktığımızda yorumlayabiliriz. Yine de etki alanına girmemize müsaade etmez. Yalnızca sezgisel olarak anlaşılabilir. x x Peki nasıl Vicdan'ın sesini duyduğumuzu anlayacağız ? Buna tam olarak yanıt veremesem de, zıtlığa başvurarak bir yol gösterilebilir. Vicdan, bireysel olarak olması gerekendir. Yani başkalarının baskısı altında bir eylem değildir. Olması gereken şey, başkalarının gölgesi altında değil, bizim ön sezimiz ile gerçekleşmelidir. Peki nefs, vicdan rolüne girerse nasıl anlarız diye soracak olursak, tek bir şey söyleyebilirim kendimce. O da şu ki Nefsin sesi vicdana göre daha yüksekten gelir. Vicdan, merhamet ve insaf duygularımızı yeşertirken, nefs bunları yapmaz.
Yazıyı bitirirken bir ufak dua
Rabbim bizlere, nefsin vicdan rolü oynadığı durumları farkecek basiret ver. Amin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder