11 Ağustos 2022 Perşembe

ÖZ-SEVİCİLİK VE ÖZ ŞEFKAT


Bir Parça Müzik

   Öncelikle belirtmek isterim ki söylediklerim yeni şeyler değil, bunu ben de biliyorum. Bir Afrikan atasözünde de özetle der ki: Yaptığın işi mutlaka senden daha iyi yapan biri vardır.

Bu yazı aklımdan geçmeye başlığı anlarda Wilhelm Schmid'in " Kendiyle Dost Olmak" kitabını okuyordum. İnsanın kendisini sevmesi ile kendisi ile dost olması arasındaki uçurumdan bahsediyor. Esasen yazar burada fark diyor ancak ben uçurum olarak almak istiyorum. Çünkü öz sevicilik insanı kibre götüreceğinden ve bir Müslüman olarak bu konuya baktığımda kibrin insanı uçuruma götürebileceğini söyleyebilirim. Diğer taraftan insanın kendisi ile dost olması, hayatı sahici ve huzur içinde yaşamaya götürecek bir nitelik olduğunu düşünmüşümdür hep. Kendine karşı şefkat(Öz şefkat) büyük bir erdemdir kanaatimce. İncil'de de belirtildiği gibi " Komşunu kendin gibi sev.".  Buradaki sevginin narsistik bir duygu olmadığına eminim. Diğer bir deyişle, sebep-sonuç ilişkini bu cümlede doğru yerleştirmeliyiz. Çünkü böyle bir durumun söz konusu olması dahilinde aslında komşuluktan ziyade yine kendine dair bir çıkar ortaya çıkacağını düşünüyorum. Komşuya kendin gibi bakabilmeyi, yani bir dost gözü ile bakabilmek öğütleniyor. Kendimize dost olmak demek, gün geldiğinde hakikati kendinden başka bir dost gibi, acıyı tatlıya dönüştürerek söylemek; mükemmel olamayacağımızı bilmek, mükemmelliğin bir dini görev değil kapitalist sistemin baskısı olduğunu görerek yaşam sürdürmek, kendine karşı şefkatli olarak hatalardan dolayı kendi sırtını kırbaçlamak yerine başı okşamak ve ders çıkarmak demek.  Bir başkasını sevebilmenin, bir başkasını tabiri caizse tolere edebilmenin bir yolu varsa o da öncelikle kendimizi tolere edebilmeyi öğrenebilmektir. Bu da öz şefkati gerektirir. Öz sevicilik ise kendisini hatalardan, kusurlardan arındırmak, bir bozukluk olduğunda bunun üstesinden gelmek isteyerek mükemmeliyetçiliği kamçılar. Oysa bu duruma düşmek her an kendine karşı ümit kırıklığına yol açmak demektir. Bu arada söylemem gerek; mükemmeliyetçiliğin kişiyi çevreleyen kültür ve yakın çevreden kaynaklandığını düşünmekteyim. 
"Modern çağda bu kültür ona öteki dünyadaki ilahi mükemmelliğe dair beklentilerden ödünç alınmış bir ölçüt dayatır. Reklam sanayii, medyanın aktardığı imgeler ile benliğe, bu dünyada mükemmelliğe ulaşmasına yardım etmesi umulan ürünler sunar. Kendini aşırı seven bu kişi, bu reklamlarda tanrısal yeteneklere yapılan açık imalardan, mesela wellness(esenlik) işletmelerinin tanıtımlarındaki "Kendini yeniden yarat!" gibi laflardan, kendisi ile dost olandan çok daha fazla etkilenir."
İnsanın hatalarını ve zaaflarını açık açık görmesine de yardımcı olur öz şefkat. Yoksa gözardı edilen her hata, doğrusunu anlayacağımız şeylerin de üstünü örtmek demektir. Hata yapmaktan kaçınmak demek benim için doğru yapmaktan da kaçınmak demek. Konfüçyus'un deyişi ile "Bilmek, yapmaktadır.".

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OTOMATİK VE VERİMLİ; EKSİK VE KEYİFSİZ(2)

 Birinci bölümde emek ile değer arasındaki bağı, bilişsel boşaltmanın beyni nasıl zayıflattığını ve süreçten çıkan insanın neyi kaybettiğini...