KİTAP OKUMANIN TERAPİ OLMASI, KİTAPLAR ve OKUYUCU HAKKINDA
Okumayı bir tür terapi olarak görenlerin çoğunda terapiden istifade edemediklerini görüyorum. Böyle bir sonucun çıkması için kanaatimce birkaç fikrim var:
1- Danışanın(okuyanın) terapiste(kitaba) karşı takındığı sahte maske. Bu durumlarda okuyucunun kendisine karşı dürüst olmaması sebebiyle terapiyi kısır döngü içerisinde gerçekleştirir ve bir fayda alınmadan, bir iyileşme olmadan bitirilir. Demek istediğim, kişinin personası o kadar gelişmiştir ki kendisini göremeyecek durumdadır ve terapistin elinden gelen artık hiçbir şey yoktur.
2- Kitabı gerçekten niçin okuyorum sorusunun eksikliği. Sosyal mecralarda(İnstagram, Youtube vs.) görürsünüz elbet koca koca kitap alışverişi yapıp bunları başkaları ile(belki de başkaları için) paylaşan insanlar. Kitaplara baktığımız zaman hissettiğim şu ki kitapları Ayfer Tunç'un söylediği gibi "Bir cam arkasından" okuyorlar. Bir diğer deyişle; hiçbir yara almadan, hiçbir sempati gözetmeden, 3. şahıs olarak hikayede bulunuyorlar. Zaten fayda vermeyecek kitapları sık sık keyfi amaçla okuyanları söylemiyorum. Bu okuyuculara, kendileri soramıyorsa dahi yakınlarından birilerinin "neden" diye sorması gerekiyor.
Çoğu okur bana göre terapiden ziyade antidepresan veyahut uyuşturucu alıyor. Kitaplar eğer bir terapi olacaksa bu bibliyoterapi ve/veya narrative terapi şeklinde olmalı. Terapist ise okuyanın kendisi. Kendimizin iyi/kötü hikayesini okuyabilmeli ve aynı anda yazabilmeliyiz. Her terapide zerre kadar dahi olsa bir yol katetmiş olmalıyız. Yoksa Yunus Emre'nin dediği gibi "Sen kendini bilmezsin, bu nice okumaktır!". Ve aynı şiir'in 2. mısrasından da
Okumaktan murat ne
Kişi Hakk'ı bilmektir
Çün(Madem ki) okudun bilmezsin
Ha bir kuru emektir
- Düşündüğünün doğru olduğunu ispat için okuyorsan,
- Seni sürekli aynı yerinde tekrarlatan kitaplar okuyorsan,
- Popüler kültüre ayak uydurmaya çalışıyorsan,
- Çok okunan kitapları sıklıkla okuyorsan,
- Okumuş olmak içn okuyorsan,
- Herkesin okuduğu kitapları okuyup herkes gibi olacaksan[hatta yine o "herkes" gibi kendini "farklı" hissedeceksen(tam bir trajikomik durum)],
- Okuyarak edindiğin bilgileri sadece başkalarını tenkit için kullanıyorsan(Bakara Suresi/44.Ayet), veya edindiğin bilgiler ışığında sorumluluk alamıyorsan(Cum'a Suresi/5.Ayet),
İsmet ÖZEL'in o harika alıntısını buraya bırakıp yazıyı sonlandırıyorum:
Okumayı ciddiye alan kişiler neden “ne okumamı tavsiye edersiniz?” sorusunu sormazlar? Çünkü kitaplar insanı kitaplara götürür. Kitapların kendileri zenginliklerini ve yetersizliklerini ele verirler. Okumanın rehberi okumaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder