15 Ocak 2023 Pazar

GÜNLÜK 3

İnsanların anlamamaya ısrarcı tavrı nasıl kırılabilir ?

Psikoterapi gerçekten gerekli mi ?

Gün içinde temaşa ederken kitap okumak hakkında biraz düşünüyordum. İsmet ÖZEL'den hep alıntıladığım bir söz vardır; Kitaplar, kitap okumanın rehberidir der. Yani kitaplar, kitaplara götürür. Kitap okumaya başladıktan bir müddet sonra gerçekten de okuduğum kitaplar beni hep başka kitaplara yönlendirdi. Ama son zamanlarda geriye dönüp bir baktığım zaman şunu da derinden farkettim: Okuduğum onca kitap beni, okuduğum kitaplara karşı tavır alan kitaplara, yani bir bakıma yeni jargon ile çapraz okumaya, yani o konuda farklı görüşlerin olduğu başka kitapları okumaya yönlendirmiş. Tıp okurken alternatif tıp da okudum, psikoloji okurken anti-psikoloji kitapları da okudum vakti geldiğinde. Umarım kitap okumanın hakkını en azından kitaplara veriyorumdur. Başkasına vermek konusunda öncelikle ilişki içinde olduğum insanların beni dinleme duygu durumuna girmesi gerek sanırım. Bu konuda üstüme düşenleri, yani güzel üslup ve doğru söz söyleme gerekliliğini elimden geldiğince yapmaya çabalıyorum. 

Blaise Pascal'ın "Beni çoktan bulmuş olmasaydınız, beni aramazdınız." diye harika sözü vardır. Bunu kitap okumaya da uyarlayabiliriz sanırım, iyisiyle kötüsüyle. Şöyle ki: Kitabı okurken açık olmam kadar(iyi tarafı) neye açık olduğum(iyi ve kötü tarafı) önemlidir. Bir kitaba tarihi bilgi konusunda kendimi açarken, bir taraftan kendi adıma alabileceğim yararlı bilgileri almayı ihmal edebilirim. Bu yüzden kitap okurken olabildiğince her konuya açık olmalıyım. Neye açık olduğum, kitabın bana ne vereceğini de belirlemiş oluyor çünkü; benim okumamdan çok, kitabın beni okuyor olduğu bir diğer deyiş şekliyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OTOMATİK VE VERİMLİ; EKSİK VE KEYİFSİZ(2)

 Birinci bölümde emek ile değer arasındaki bağı, bilişsel boşaltmanın beyni nasıl zayıflattığını ve süreçten çıkan insanın neyi kaybettiğini...